<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>5326 Sayılı Kabahatler Kanunu arşivleri | Haktan Bozer</title>
	<atom:link href="https://haktanbozer.com.tr/tag/5326-sayili-kabahatler-kanunu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://haktanbozer.com.tr/tag/5326-sayili-kabahatler-kanunu/</link>
	<description>Kişisel Site</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Nov 2020 18:17:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>5326 Sayılı Kabahatler Kanunu</title>
		<link>https://haktanbozer.com.tr/diger/5326-sayili-kabahatler-kanunu/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=5326-sayili-kabahatler-kanunu</link>
					<comments>https://haktanbozer.com.tr/diger/5326-sayili-kabahatler-kanunu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haktan Bozer]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2020 18:31:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[5326]]></category>
		<category><![CDATA[5326 Sayılı]]></category>
		<category><![CDATA[5326 Sayılı Kabahatler Kanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haktanbozer.com.tr/?p=1869</guid>

					<description><![CDATA[<p>KABAHATLER KANUNU Kanun Numarası : 5326 Kabul Tarihi : 30/3/2005 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 31/3/2005 Sayı : 25772 (Mükerrer) Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 44 BİRİNCİ KISIM Genel Hükümler BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Tanım, Kanunîlik İlkesi ve Kanunun Uygulama Alanı Amaç ve kapsam Madde 1- (1) Bu Kanunda; toplum düzenini, genel...<a class="btnReadMore" href="https://haktanbozer.com.tr/diger/5326-sayili-kabahatler-kanunu/">Okumaya Devam Et</a></p>
<p>The post <a href="https://haktanbozer.com.tr/diger/5326-sayili-kabahatler-kanunu/">5326 Sayılı Kabahatler Kanunu</a> appeared first on <a href="https://haktanbozer.com.tr">Haktan Bozer</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>KABAHATLER KANUNU<br />
Kanun Numarası : 5326<br />
Kabul Tarihi : 30/3/2005<br />
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 31/3/2005 Sayı : 25772 (Mükerrer)<br />
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 44<br />
BİRİNCİ KISIM<br />
Genel Hükümler<br />
BİRİNCİ BÖLÜM<br />
Amaç ve Kapsam, Tanım, Kanunîlik İlkesi ve Kanunun Uygulama Alanı<br />
Amaç ve kapsam<br />
Madde 1- (1) Bu Kanunda; toplum düzenini, genel ahlâkı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni<br />
korumak amacıyla;<br />
a) Kabahatlere ilişkin genel ilkeler,<br />
b) Kabahatler karşılığında uygulanabilecek olan idarî yaptırımların türleri ve sonuçları,<br />
c) Kabahatler dolayısıyla karar alma süreci,<br />
d) İdarî yaptırıma ilişkin kararlara karşı kanun yolu,<br />
e) İdarî yaptırım kararlarının yerine getirilmesine ilişkin esaslar,<br />
Belirlenmiş ve çeşitli kabahatler tanımlanmıştır.<br />
Tanım<br />
Madde 2- (1) Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü<br />
haksızlık anlaşılır.<br />
Genel kanun niteliği<br />
Madde 3- (Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.)<br />
(1) Bu Kanunun;<br />
a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm<br />
bulunmaması halinde,<br />
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren<br />
bütün fiiller hakkında,<br />
uygulanır.<br />
Kanunîlik ilkesi<br />
Madde 4- (1) Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun<br />
kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle<br />
de doldurulabilir.<br />
(2) Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir.<br />
Zaman bakımından uygulama<br />
Madde 5- (1) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya<br />
ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî<br />
yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir.<br />
(2) Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin<br />
oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz.<br />
Yer bakımından uygulama<br />
Madde 6- (1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun yer bakımından uygulamaya ilişkin 8 inci maddesi<br />
hükümleri, kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kanunlarda aksine hüküm bulunan haller saklıdır.</p>
<p>İKİNCİ BÖLÜM<br />
Kabahatten Dolayı Sorumluluğun Esasları<br />
Kabahatin ihmali davranışla işlenmesi<br />
Madde 7- (1) Kabahat, icraî veya ihmali davranışla işlenebilir. İhmali davranışla işlenmiş<br />
kabahatin varlığı için kişi açısından belli bir icraî davranışta bulunma hususunda hukukî<br />
yükümlülüğün varlığı gereklidir.<br />
Organ veya temsilcinin davranışından dolayı sorumluluk<br />
Madde 8- (1) Organ veya temsilcilik görevi yapan ya da organ veya temsilci olmamakla<br />
birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişinin bu görevi kapsamında işlemiş<br />
bulunduğu kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabilir.<br />
(2) Temsilci sıfatıyla hareket eden kişinin bu sıfatla bağlantılı olarak işlemiş bulunduğu<br />
kabahatten dolayı temsil edilen gerçek kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabilir. Gerçek<br />
kişiye ait bir işte çalışan kişinin bu faaliyeti çerçevesinde işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı, iş<br />
sahibi kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabilir.<br />
(3) Kanunun, organ veya temsilcide ya da temsil edilen kişide özel nitelikler aradığı hallerde<br />
de yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.<br />
(4) Birinci ve ikinci fıkra hükümleri, organ veya temsilcilik ya da hizmet ilişkisinin<br />
dayanağını oluşturan işlemin hukuken geçerli olmaması halinde de uygulanır.<br />
Kast veya taksir<br />
Madde 9.- (1) Kabahatler, kanunda açıkça hüküm bulunmayan hallerde, hem kasten hem de<br />
taksirle işlenebilir.<br />
Hata<br />
Madde 10- (1) Türk Ceza Kanununun hata hallerine ilişkin hükümleri, ancak kasten işlenen<br />
kabahatler bakımından uygulanır.<br />
Sorumluluk<br />
Madde 11- (1) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında idarî para<br />
cezası uygulanamaz.<br />
(2) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya<br />
bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişi<br />
hakkında idarî para cezası uygulanmaz.<br />
Hukuka uygunluk nedenleri ile kusurluluğu ortadan kaldıran nedenler<br />
Madde 12- (1) Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, Türk Ceza Kanununun<br />
hukuka uygunluk nedenleri ile kusurluluğu ortadan kaldıran nedenlere ilişkin hükümleri,<br />
kabahatler bakımından da uygulanır.<br />
Teşebbüs<br />
Madde 13- (1) Kabahate teşebbüs cezalandırılmaz. Ancak, teşebbüsün de<br />
cezalandırılabileceğine dair ilgili kanunda hüküm bulunan haller saklıdır. Bu durumda, Türk Ceza<br />
Kanununun suça teşebbüse ve gönüllü vazgeçmeye ilişkin hükümleri, kabahatler bakımından da<br />
uygulanır.<br />
İştirak<br />
Madde 14- (1) Kabahatin işlenişine birden fazla kişinin iştirak etmesi halinde bu kişilerin her<br />
biri hakkında, fail olarak idarî para cezası verilir.</p>
<p>(2) Özel faillik niteliğinin arandığı durumlarda, kabahate iştirak eden ve bu niteliği taşımayan kişi<br />
hakkında da fail olarak idarî para cezası verilir.<br />
(3) Kabahate iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Kabahatin işlenişine<br />
iştirak eden kişi hakkında, diğerlerinin sorumlu olup olmadığı göz önünde bulundurulmaksızın idarî para<br />
cezası verilir.<br />
(4) Kanunda özel faillik niteliğini taşıyan kişi açısından suç, diğer kişiler açısından kabahat olarak<br />
tanımlanan fiilin, bu niteliği taşıyan ve taşımayan kişiler tarafından ortaklaşa işlenmesi halinde suça iştirake<br />
ilişkin hükümler uygulanır.<br />
İçtima<br />
Madde 15- (1) Bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda<br />
sadece idarî para cezası öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verilir. Bu kabahatlerle ilgili olarak kanunda<br />
idarî para cezasından başka idarî yaptırımlar da öngörülmüş ise, bu yaptırımların her birinin uygulanmasına<br />
karar verilir.<br />
(2) Aynı kabahatin birden fazla işlenmesi halinde her bir kabahatle ilgili olarak ayrı ayrı idarî para cezası<br />
verilir. Kesintisiz fiille işlenebilen kabahatlerde, bu nedenle idarî yaptırım kararı verilinceye kadar fiil tek<br />
sayılır.<br />
(3) Bir fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmış ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir.<br />
Ancak, suçtan dolayı yaptırım uygulanamayan hallerde kabahat dolayısıyla yaptırım uygulanır.<br />
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM<br />
İdarî Yaptırımlar<br />
Yaptırım türleri<br />
Madde 16- (1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî<br />
tedbirlerden ibarettir.<br />
(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir.<br />
İdarî para cezası<br />
Madde 17- (1) İdarî para cezası, maktu veya nispi olabilir.<br />
(2) İdarî para cezası, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda, idarî<br />
para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu<br />
birlikte göz önünde bulundurulur.<br />
(3) (Değişik: 6/12/2006-5560/32 md.) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol<br />
Kanununa ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen idarî para<br />
cezalarının ilgili kanunlarında 1/6/2005 tarihinden sonra belirlenen oranın dışındaki kısmı ile Cumhuriyet<br />
başsavcılıkları ve mahkemeler tarafından verilen idarî para cezaları Genel Bütçeye gelir kaydedilir. Sosyal<br />
güvenlik kurumları ile mahalli idareler tarafından verilen idarî para cezaları kendi bütçelerine gelir kaydedilir.<br />
Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen idarî para cezaları ise, ilgili kanunlarındaki hükümler<br />
saklı kalmak kaydıyla, Genel Bütçeye gelir kaydedilir. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının<br />
verdiği para cezaları, kendi kanunlarındaki hükümlere tâbidir. Kişinin ekonomik durumunun müsait olmaması<br />
halinde, idarî para cezasının, ilk taksitinin peşin ödenmesi koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit taksit halinde<br />
ödenmesine karar verilebilir. Taksitlerin zamanında ve tam olarak ödenmemesi halinde, idarî para cezasının<br />
kalan kısmının tamamı tahsil edilir.<br />
(4) (Değişik: 6/12/2006-5560/32 md.) Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarına<br />
ilişkin kesinleşen kararlar, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında<br />
Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairelerine gönderilir.<br />
Sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler tarafından verilen idarî para cezaları, ilgili kanunlarında aksine<br />
hüküm bulunmadığı takdirde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kendileri<br />
tarafından tahsil olunur. Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen ve Genel Bütçeye gelir<br />
kaydedilmesi gerekmeyen idarî para cezaları, ilgili kanunlarında özel hüküm bulunmadığı takdirde genel<br />
hükümlere göre tahsil olunur.<br />
(5) İdarî para cezası tamamen tahsil edildikten itibaren en geç bir ay içinde durum, ilgili kamu kurum ve<br />
kuruluşuna bildirilir.</p>
<p>(6) Kabahat dolayısıyla idarî para cezası veren kamu görevlisi, ilgilinin rıza göstermesi halinde bunun<br />
tahsilatını derhal kendisi gerçekleştirir. İdarî para cezasını kanun yoluna başvurmadan önce ödeyen kişiden<br />
bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, kişinin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez.<br />
(7) İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213<br />
sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden<br />
değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru<br />
dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmaz.<br />
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi<br />
Madde 18- (1) Kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın<br />
mülkiyetinin kamuya geçirilmesine, ancak kanunda açık hüküm bulunan hallerde karar verilebilir.<br />
(2) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar, eşyanın;<br />
a) Kullanılmaz hale getirilmesi,<br />
b) Niteliğinin değiştirilmesi,<br />
c) Ancak belli bir surette kullanılması,<br />
Koşullarından birinin yerine getirilmesine bağlı olarak belli bir süre geciktirilebilir. Belirlenen süre<br />
zarfında koşulun yerine getirilmemesi halinde eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.<br />
(3) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar kesinleşinceye kadar ilgili kamu kurum ve<br />
kuruluşu tarafından eşyaya elkonulabileceği gibi; eşya, kişilerin muhafazasına da bırakılabilir.<br />
(4) Eşyanın mülkiyeti, kanunda açık hüküm bulunan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşuna, aksi<br />
takdirde Devlete geçer.<br />
(5) Eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilebilmesi için fail hakkında idarî para cezası<br />
veya başka bir idarî yaptırım kararı verilmiş olması şart değildir.<br />
(6) Kaim değerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine de karar verilebilir.<br />
(7) Mülkiyeti kamuya geçirilen eşya, başka suretle değerlendirilmesi mümkün olmazsa imha edilir.<br />
(8) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi halinde yerine getirilir.<br />
Saklı tutulan hükümler<br />
Madde 19- (1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için;<br />
a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,<br />
b) İşyerinin kapatılması,<br />
c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması,<br />
d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,<br />
Gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik<br />
yapılıncaya kadar saklıdır.<br />
Soruşturma zamanaşımı (1)<br />
Madde 20- (1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idarî para<br />
cezasına karar verilemez.<br />
(2) (Değişik: 6/12/2006-5560/33 md.) Soruşturma zamanaşımı süresi;<br />
a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde beş,<br />
b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde dört,<br />
c) Ellibin Türk Lirasından az idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde üç,<br />
yıldır.<br />
(Ek cümle: 13/2/2011-6111/22 md.) Ancak, 89 uncu maddesi hariç olmak üzere 1111 sayılı Askerlik<br />
Kanunu, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 2972 sayılı Mahalli<br />
İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, 3376 sayılı Anayasa<br />
Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 5490 sayılı<br />
Nüfus Hizmetleri Kanunu ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında<br />
Kanunda belirtilen ve idari para cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihi takip eden takvim yılının son günü<br />
bitimine kadar idari para cezası verilerek tebliğ edilmediği takdirde idari yaptırım kararı verilemez, verilmiş<br />
olanlar düşer.<br />
–––––––––––––––<br />
(1) 31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan<br />
“Ancak” ibaresinden sonra gelmek üzere “, 89 uncu maddesi hariç olmak üzere” ibaresi eklenmiş ve<br />
metne işlenmiştir.</p>
<p>(3) Nispî idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıldır.<br />
(4) Zamanaşımı süresi, kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin<br />
gerçekleşmesiyle işlemeye başlar.<br />
(5) Kabahati oluşturan fiilin aynı zamanda suç oluşturması halinde suça ilişkin dava<br />
zamanaşımı hükümleri uygulanır.<br />
Yerine getirme zamanaşımı<br />
Madde 21- (1) Yerine getirme zamanaşımının dolması halinde idarî para cezasına veya<br />
mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar artık yerine getirilemez.<br />
(2) Yerine getirme zamanaşımı süresi;<br />
a) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasına karar verilmesi halinde yedi,<br />
b) Yirmibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasına karar verilmesi halinde beş,<br />
c) Onbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasına karar verilmesi halinde dört,<br />
d) Onbin Türk Lirasından az idarî para cezasına karar verilmesi halinde üç,<br />
Yıldır.<br />
(3) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin zamanaşımı süresi on yıldır.<br />
(4) (Değişik: 23/7/2010-6009/37 md.) Zamanaşımı süresi, kararın kesinleşmesinin<br />
rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.<br />
(5) Kanun hükmü gereği olarak idarî yaptırımın yerine getirilmesine başlanamaması veya<br />
yerine getirilememesi halinde zamanaşımı işlemez.<br />
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM<br />
Karar Verme Yetkisi ve Kanun Yolları<br />
İdarî yaptırım kararı verme yetkisi<br />
Madde 22- (1) Kabahat dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye ilgili kanunda açıkça<br />
gösterilen idarî kurul, makam veya kamu görevlileri yetkilidir.<br />
(2) Kanunda açık hüküm bulunmayan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst<br />
amiri bu konuda yetkilidir.<br />
(3) İdarî kurul, makam veya kamu görevlileri, ancak ilgili kamu kurum ve kuruluşunun<br />
görev alanına giren yerlerde işlenen kabahatler dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye<br />
yetkilidir.<br />
(4) 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun yer bakımından yetki<br />
kuralları kabahatler açısından da geçerlidir.<br />
Cumhuriyet savcısının karar verme yetkisi<br />
Madde 23- (1) Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde bir kabahat<br />
dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye yetkilidir.<br />
(2) Bir suç dolayısıyla başlatılan soruşturma kapsamında bir kabahatin işlendiğini<br />
öğrenmesi halinde Cumhuriyet savcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşuna bildirebileceği<br />
gibi, kendisi de idarî yaptırım kararı verebilir.<br />
(3) Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde Cumhuriyet<br />
savcısı bu nedenle idarî yaptırım kararı verir. Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşu<br />
tarafından idarî yaptırım kararı verilmemiş olması gerekir.</p>
<p>Mahkemenin karar verme yetkisi<br />
Madde 24- (1) Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde<br />
mahkeme tarafından idarî yaptırım kararı verilir.<br />
İdarî yaptırım kararı<br />
Madde 25- (1) İdarî yaptırım kararına ilişkin tutanakta;<br />
a) Hakkında idarî yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresi,<br />
b) İdarî yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili,<br />
c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller,<br />
d) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği,<br />
Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman<br />
gösterilerek açıklanır.<br />
Kararların tebliği<br />
Madde 26- (1) İdarî yaptırım kararı, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu<br />
hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir. Tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek<br />
kanun yolu, mercii ve süresi açık bir şekilde belirtilir.<br />
(2) İdarî yaptırım kararının ilgili gerçek kişinin huzurunda verilmesi halinde tutanakta bu<br />
husus açıkça belirtilir. Bu karara karşı başvurabileceği kanun yolu, mercii ve süresine ilişkin<br />
olarak bilgilendirildikten sonra kişinin karar tutanağını imzalaması istenir. İmzadan kaçınılması<br />
halinde bu durum tutanakta açıkça belirtilir. Karar tutanağının bir örneği kişiye verilir.<br />
(3) Tüzel kişi hakkında verilen idarî yaptırım kararları her halde ilgili tüzel kişiye tebliğ<br />
edilir.<br />
(4) (Ek: 18/5/2017-7020/15 md.) İdari yaptırım kararları, Maliye Bakanlığı ile idari<br />
yaptırım kararı verenler arasında yapılacak protokoller çerçevesinde, kararı verenler adına 213<br />
sayılı Kanunun 107/A maddesi hükümlerine göre kurulan teknik altyapı kullanılmak suretiyle<br />
Maliye Bakanlığı tarafından elektronik ortamda tebliğ edilebilir. Elektronik ortamda yapılan<br />
tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış<br />
sayılır. Bu şekilde yapılan tebligatlar, birinci fıkra kapsamındaki tebliğ yerine geçer.<br />
Başvuru yolu<br />
Madde 27- (1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım<br />
kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza<br />
mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım<br />
kararı kesinleşir.<br />
(2) Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olması halinde bu sebebin<br />
ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu<br />
başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez; ancak, mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.<br />
(3) Başvuru, bizzat kanunî temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine<br />
verilecek bir dilekçe ile yapılır. Başvuru dilekçesi, iki nüsha olarak verilir.<br />
(4) Başvuru dilekçesinde, idarî yaptırım kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri<br />
sürülen deliller açık bir şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını<br />
engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir.</p>
<p>(5) (Değişik: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının mahkeme tarafından<br />
verilmesi halinde, bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir.<br />
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahat<br />
oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı<br />
kararına itiraz edildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı başvuru da bu itiraz merciinde<br />
incelenir.<br />
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) Kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat<br />
oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması<br />
nedeniyle verilen beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idarî yaptırım kararına<br />
karşı itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir.<br />
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında<br />
aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde;<br />
idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî<br />
yargı merciinde görülür.<br />
Başvurunun incelenmesi<br />
Madde 28- (1) Başvuru üzerine mahkemece yapılan ön inceleme sonucunda;<br />
a) Yetkili olmadığının anlaşılması halinde dosyanın yetkili sulh ceza mahkemesine<br />
gönderilmesine,<br />
b) Başvurunun süresi içinde yapılmadığının, başvuru konusu idarî yaptırım kararının sulh<br />
ceza mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının veya başvuranın buna hakkı<br />
bulunmadığının anlaşılması halinde, bu nedenlerle başvurunun reddine,<br />
c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan nedenlerin bulunmaması halinde başvurunun usulden<br />
kabulüne,<br />
Karar verilir.<br />
(2) Başvurunun usulden kabulü halinde mahkeme dilekçenin bir örneğini ilgili kamu<br />
kurum ve kuruluşuna tebliğ eder.<br />
(3) İlgili kamu kurum ve kuruluşu, başvuru dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren en geç<br />
onbeş gün içinde mahkemeye cevap verir. Başvuru konusu idarî yaptırıma ilişkin işlem<br />
dosyasının tamamının bir örneği, cevap dilekçesi ile birlikte mahkemeye verilir. Mahkeme, işlem<br />
dosyasının aslını da ilgili kamu kurum ve kuruluşundan isteyebilir. Cevap dilekçesi, idarî yaptırım<br />
kararına karşı başvuruda bulunan kişi sayısından bir fazla nüsha olarak verilir.<br />
(4) Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap dilekçesinin bir örneğini tebliğ eder;<br />
talep üzerine veya re&#8217;sen tarafları çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir. Dinleme için<br />
belirlenen günle tebligatın yapılacağı gün arasında en az bir haftalık zaman olmasına dikkat edilir.<br />
Dinleme sırasında taraflar veya avukatları hazır bulunur. Mazeretsiz olarak hazır bulunmama,<br />
yokluklarında karar verilmesine engel değildir. Bu husus, tebligat yazısında açıkça belirtilir.</p>
<p>(5) Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklığa, bilirkişi incelemesine ve keşfe ilişkin<br />
hükümleri, bu başvuru ile ilgili olarak da uygulanır.<br />
(6) Dinlemede sırasıyla; hazır bulunan başvuru sahibi ve avukatı, ilgili kamu kurum ve<br />
kuruluşunun temsilcisi, varsa tanıklar dinlenir, bilirkişi raporu okunur, diğer deliller ortaya<br />
konulur.<br />
(7) Mahkeme, ilgilileri dinledikten ve bütün delilleri ortaya koyduktan sonra aleyhinde<br />
idarî yaptırım kararı verilen ve hazır bulunan tarafa son sözünü sorar. Son söz hakkı, aleyhinde<br />
idarî yaptırım kararı verilen tarafın kanunî temsilcisi veya avukatı tarafından da kullanılabilir.<br />
Mahkeme son kararını hazır bulunan tarafların huzurunda açıklar.<br />
(8) Mahkeme, son karar olarak idarî yaptırım kararının;<br />
a) Hukuka uygun olması nedeniyle, &#8220;başvurunun reddine&#8221;,<br />
b) Hukuka aykırı olması nedeniyle, &#8220;idarî yaptırım kararının kaldırılmasına&#8221;,<br />
Karar verir.<br />
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/35 md.) İdarî para cezasının alt ve üst sınırının kanunda<br />
gösterildiği kabahatler dolayısıyla verilmiş idarî para cezasına karşı başvuruda bulunulması<br />
halinde, mahkeme idarî para cezasının miktarında değişiklik yaparak da başvurunun kabulüne<br />
karar verebilir.<br />
(10) Üçbin Türk Lirası dahil idarî para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar<br />
kesindir. (1)(2)<br />
İtiraz yolu<br />
Madde 29- (1) Mahkemenin verdiği son karara karşı, Ceza Muhakemesi Kanununa göre<br />
itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde yapılır. (3)<br />
(2) İtirazla ilgili karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir.<br />
(3) Mahkeme, her bir itirazla ilgili olarak “itirazın kabulüne” veya “itirazın reddine” karar<br />
verir.<br />
(4) Mahkemenin verdiği karar taraflara tebliğ edilir. Vekil olarak avukatla temsil edilme<br />
halinde ayrıca taraflara tebligat yapılmaz.<br />
(5) (Değişik: 31/3/2011-6217/27 md.) İdarî yaptırım kararının ağır ceza mahkemesi<br />
tarafından verilmesi halinde bu karara karşı Ceza Muhakemesi Kanununa göre itiraz edilebilir.<br />
––––––––––––––––––<br />
(1) 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle sekizinci fıkradan sonra gelmek üzere (9)<br />
numaralı fıkra eklenmiş ve diğer fıkra numarası buna göre (10) olarak teselsül ettirilmiştir.<br />
(2) 31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “İkibin” ibaresi<br />
“Üçbin” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.<br />
(3) 31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yargı çevresinde yer<br />
aldığı ağır ceza mahkemesine” ibaresi “Ceza Muhakemesi Kanununa göre” şeklinde değiştirilmiş ve<br />
metne işlenmiştir.</p>
<p>Vazgeçme ve kabul<br />
Madde 30 &#8211; (1) Kanun yoluna başvuran kişi, bu konuda karar verilinceye kadar başvurusundan<br />
vazgeçebilir. Vazgeçme halinde bir daha aynı konuda başvuruda bulunulamaz.<br />
(2) İlgili kamu kurum ve kuruluşu da mahkeme tarafından karar verilinceye kadar kanun yolu<br />
başvurusunu kabul ederek idarî yaptırım kararını geri alabilir.<br />
Masrafların ve vekalet ücretinin ödenmesi<br />
Madde 31 &#8211; (1) İdarî yaptırım kararına karşı başvuru yolu harca tâbi değildir. (1)<br />
(2) Kanun yoluna başvuru dolayısıyla oluşan bütün masraflar ve vekalet ücreti, başvurusu veya<br />
savunması reddedilen tarafça ödenir.<br />
İKİNCİ KISIM<br />
Çeşitli Kabahatler<br />
Emre aykırı davranış<br />
Madde 32 &#8211; (1) Yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu<br />
düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye<br />
yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir.<br />
(2) Bu madde, ancak ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde uygulanabilir.<br />
(3) 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 526 ncı maddesine diğer kanunlarda yapılan<br />
yollamalar, bu maddeye yapılmış sayılır.<br />
Dilencilik<br />
Madde 33 &#8211; (1) Dilencilik yapan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, dilencilikten<br />
elde edilen gelire elkonularak mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilir.<br />
(2) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve elkoymaya kolluk veya belediye zabıta görevlileri,<br />
mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir veya belediye encümeni karar verir.<br />
Kumar<br />
Madde 34 &#8211; (1) Kumar oynayan kişiye, bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, kumardan<br />
elde edilen gelire elkonularak mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilir. (2)<br />
(2) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya<br />
geçirilmesine mülkî amir karar verir.<br />
Sarhoşluk<br />
Madde 35 &#8211; (1) Sarhoş olarak başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde davranışlarda bulunan<br />
kişiye, kolluk görevlileri tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Kişi, ayrıca sarhoşluğun etkisi<br />
geçinceye kadar kontrol altında tutulur.<br />
Gürültü<br />
Madde 36 &#8211; (1) Başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan kişiye, elli<br />
Türk Lirası idarî para cezası verilir.<br />
(2) Bu fiilin bir ticarî işletmenin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya<br />
tüzel kişiye bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.<br />
(3) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir.<br />
–––––––––––––––––<br />
(1) 31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kanun yoluna<br />
başvurulması” ibaresi “başvuru yolu” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.<br />
(2) 6/12/2019 tarihli ve 7196 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüz” ibaresi “bin”<br />
şeklinde değiştirilmiştir.</p>
<p>Rahatsız etme<br />
Madde 37- (1) Mal veya hizmet satmak için başkalarını rahatsız eden kişi, elli Türk Lirası<br />
idarî para cezası ile cezalandırılır.<br />
(2) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezası vermeye kolluk veya belediye zabıta görevlileri<br />
yetkilidir.<br />
İşgal<br />
Madde 38- (1) Yetkili makamların açık ve yazılı izni olmaksızın meydan, cadde, sokak veya<br />
yayaların gelip geçtiği kaldırımları işgal eden veya buralarda mal satışa arz eden kişiye, belediye<br />
zabıta görevlileri tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.<br />
(2) Yetkili makamların açık ve yazılı izni olmaksızın meydan, cadde, sokak veya yayaların<br />
gelip geçtiği kaldırımlar üzerine inşaat malzemesi yığan kişiye, belediye zabıta görevlileri<br />
tarafından yüz Türk Lirasından beşyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.<br />
(3) Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.<br />
Tütün mamullerinin tüketilmesi<br />
Madde 39- (1) Kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında tütün mamulü tüketen kişiye,<br />
ilgili idarî birim amirinin yetkili kıldığı kamu görevlileri tarafından elli Türk Lirası idarî para<br />
cezası verilir. Bu fıkra hükmü, tütün mamulü tüketilmesine tahsis edilen alanlarda uygulanmaz.<br />
(2) Toplu taşıma araçlarında tütün mamulü tüketen kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası<br />
verilir. Kabahatin özel hukuk kişileri tarafından işletilen toplu taşıma araçlarında işlenmesi<br />
halinde bu ceza ilk başvurulan kolluk birim yetkilileri tarafından verilir. Kamuya ait toplu taşıma<br />
araçlarında işlenmesi halinde idarî para cezası verme yetkisi bakımından birinci fıkra hükmü<br />
uygulanır.<br />
(3) Özel hukuk kişilerine ait olan ve herkesin girebileceği binaların kapalı alanlarında, tütün<br />
mamullerinin tüketilemeyeceğini belirtir açık bir işarete yer verilmesine rağmen, bu yasağa aykırı<br />
hareket eden kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu ceza, şikâyet üzerine en yakın<br />
kolluk birimi yetkililerince verilir.<br />
Kimliği bildirmeme<br />
Madde 40- (1) Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya<br />
adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli<br />
tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.<br />
(2) Açıklamada bulunmaktan kaçınması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması dolayısıyla<br />
kimliği belirlenemeyen kişi tutularak durumdan derhal Cumhuriyet savcısı haberdar edilir. Bu<br />
kişi, kimliği açık bir şekilde anlaşılıncaya kadar gözaltına alınır ve gerekirse tutuklanır. Gözaltına<br />
ve tutuklamaya karar verme yetkisi ve usulü bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri<br />
uygulanır.<br />
(3) Kişinin kimliğinin belirlenmesi durumunda, bu nedenle gözaltına alınma veya tutuklanma<br />
haline derhal son verilir.<br />
Çevreyi kirletme<br />
Madde 41- (1) Evsel atık ve artıkları, bunların toplanmasına veya depolanmasına özgü yerler<br />
dışına atan kişiye, yirmi Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bireysel atık ve artıkların atılması<br />
halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.<br />
(2) Fiilin yemek pişirme ve servis yerlerinde işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya<br />
tüzel kişiye, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.</p>
<p>(3) Hayvan kesimine tahsis edilen yerler dışında hayvan kesen veya kesilen hayvan<br />
atıklarını sokağa veya kamuya ait sair bir alana bırakan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası<br />
verilir.<br />
(4) İnşaat atık ve artıklarını bunların toplanmasına veya depolanmasına özgü yerler dışına<br />
atan kişiye, yüz Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. İnşaat<br />
faaliyetinin bir tüzel kişi adına yürütülmesi halinde bu tüzel kişi hakkında verilecek idarî para<br />
cezasının üst sınırı beşbin Türk Lirasıdır. Bu atık ve artıkların kaldırılmasına ilişkin masraf da<br />
ayrıca kişiden tahsil edilir.<br />
(5) Kullanılamaz hale gelen veya ihtiyaç fazlası ev eşyasını bunların toplanmasına ilişkin<br />
olarak belirlenen günün dışında sokağa veya kamuya ait sair bir yere bırakan kişiye elli Türk<br />
Lirası idarî para cezası verilir. Bu eşyanın toplanması hususunda belediye tarafından belirli<br />
aralıklarla yılda üç günden az olmamak üzere belirlenen günler önceden uygun araçlarla ilân<br />
olunur.<br />
(6) Kullanılamaz hale gelen motorlu kara veya deniz nakil araçlarını ya da bunların<br />
mütemmim cüzlerini sokağa veya kamuya ait sair bir yere bırakan kişiye ikiyüzelli Türk Lirası<br />
idarî para cezası verilir. Bunların kaldırılmasına ilişkin masraf da kişiden ayrıca tahsil edilir.<br />
(7) (Değişik:6/12/2019-7196/60 md.) Bu kabahatler dolayısıyla idarî para cezasına<br />
belediye sınırları içerisinde belediye zabıta görevlileri, belediye sınırları dışında kolluk görevlileri<br />
karar verir.<br />
(8) Bu kabahatler dolayısıyla meydana gelen kirliliğin kişi tarafından derhal giderilmesi<br />
halinde idarî para cezasına karar verilmeyebilir.<br />
(9) (Mülga:6/12/2019-7196/60 md.)<br />
(10) Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.<br />
Afiş asma<br />
Madde 42- (1) Meydanlara veya parklara, cadde veya sokak kenarlarındaki kamuya ait<br />
duvar veya alanlara, rızası olmaksızın özel kişilere ait alanlara bez, kâğıt ve benzeri afiş ve ilân<br />
asan kişiye, yüz Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Aynı<br />
içerikteki afiş ve ilânlar, tek fiil sayılır.<br />
(2) Birinci fıkra hükmü, yetkili makamlardan alınan açık ve yazılı izne dayalı olarak<br />
asılan afiş ve ilânlar açısından uygulanmaz. Bu izinde, afiş ve ilânın asılacağı zaman dilimi açık<br />
bir şekilde gösterilir. Bu afiş ve ilânlar izin verilen gerçek veya tüzel kişi tarafından bu sürenin<br />
dolmasını müteakip derhal toplatılır. Toplatma yükümlülüğüne aykırı hareket edilmesi halinde<br />
birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir.<br />
(3) Bu afiş ve ilânların kaldırılmasına ilişkin masraflar da ilgili kişilerden ayrıca tahsil<br />
edilir.<br />
(4) Bu kabahatler dolayısıyla idarî para cezasına, kolluk veya belediye zabıta görevlileri<br />
karar verir.<br />
(5) Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.</p>
<p>Asılsız ihbar<br />
Madde 42/A- (2/7/2018-KHK-703/20 md.)<br />
112 Acil Çağrı Merkezini asılsız ihbarda bulunmak suretiyle meşgul ettikleri tespit edilen<br />
kişilere bu Kanuna göre il valileri tarafından ikiyüzelli Türk Lirası idari para cezası verilir.<br />
Tekerrür halinde bu ceza iki katı olarak uygulanır.<br />
Silah taşıma<br />
Madde 43- (1) Yetkili makamlardan ruhsat almaksızın kanuna göre yasak olmayan<br />
silahları park, meydan, cadde veya sokaklarda görünür bir şekilde taşıyan kişiye, kolluk<br />
tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.<br />
Tüzel kişilerin sorumluluğu<br />
Madde 43/A- (Ek: 26/6/2009-5918/9 md.)<br />
(1) Daha ağır idarî para cezasını gerektiren bir kabahat oluşturmadığı hallerde, bir özel<br />
hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcisi ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte bu tüzel<br />
kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen bir kişi tarafından;<br />
a) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun;<br />
1) 157 nci ve 158 inci maddelerinde tanımlanan dolandırıcılık suçunun,<br />
2) 235 inci maddesinde tanımlanan ihaleye fesat karıştırma suçunun,<br />
3) 236 ncı maddesinde tanımlanan edimin ifasına fesat karıştırma suçunun,<br />
4) 252 nci maddesinde tanımlanan rüşvet suçunun,<br />
5) 282 nci maddesinde tanımlanan suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama<br />
suçunun,<br />
b) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160 ıncı maddesinde<br />
tanımlanan zimmet suçunun,<br />
c) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan<br />
kaçakçılık suçlarının,<br />
ç) 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun Ek 5 inci maddesinde<br />
tanımlanan suçun,<br />
d) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 8 inci maddesinde<br />
tanımlanan terörün finansmanı suçunun,<br />
tüzel kişinin yararına olarak işlenmesi halinde, ayrıca bu tüzel kişiye onbin Türk<br />
Lirasından ikimilyon Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.<br />
(2) Bu madde hükümlerine göre idari para cezasına karar vermeye, birinci fıkrada sayılan<br />
suçlardan dolayı yargılama yapmakla görevli mahkeme yetkilidir.</p>
<p>Tüzel kişilerin bildirim yükümlülüğü<br />
Madde 43/B – (Ek: 2/7/2012-6352/102 md.)<br />
(1) 5411 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan; bankalara, finansal kuruluşlara<br />
veya paranın sayım ve incelemesini yaparak bankalara destek hizmeti veren kuruluşlar ile<br />
mevzuat çerçevesinde dövize ilişkin işlemler yapmasına izin verilen şirketlere, her ne amaçla<br />
olursa olsun ibraz edilen paranın sahte olduğunun anlaşılması halinde, 5237 sayılı Kanunun 278<br />
inci maddesinde düzenlenen bildirim yükümlülüğü yerine getirilmediği takdirde, bu maddede<br />
sayılan tüzel kişilere Cumhuriyet savcısı tarafından bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına<br />
kadar idarî para cezası verilir.<br />
Ek Madde 1- (Ek: 11/5/2005-5348/5 md.)<br />
(1) 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan vergi mahkemelerinin<br />
görevine ilişkin hükümler saklıdır.<br />
Geçici Madde 1- (1) Bu Kanunda ve 1 Haziran 2005 tarihinden sonra yürürlüğe giren<br />
diğer kanunlardaki idarî para cezaları ile ilgili olarak geçen &#8220;Türk Lirası&#8221; ibaresi karşılığında,<br />
uygulamada, 28.1.2004 tarihli ve 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi<br />
Hakkında Kanun hükümlerine göre ülkede tedavülde bulunan para &#8220;Yeni Türk Lirası&#8221; olarak<br />
adlandırıldığı sürece bu ibare kullanılır. (1)<br />
Geçici Madde 2- (1) Bu Kanun hükümleri, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla idare<br />
mahkemelerinde dava açılarak iptali istenen idarî yaptırım kararları hakkında uygulanmaz.<br />
Geçici Madde 3- (1) Daha önce verilmiş olan idarî para cezasına ilişkin kararlara karşı<br />
henüz iptal davası açılmamış olmakla birlikte dava açma süresinin geçmemiş olması halinde, bu<br />
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren onbeş gün içinde 27 nci madde hükümlerine göre sulh<br />
ceza mahkemesine başvuruda bulunulabilir.<br />
Yürürlük<br />
Madde 44- (1) Bu Kanun 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girer. (2)<br />
Yürütme<br />
Madde 45- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.<br />
–––––––––––––––––<br />
(1) 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle bu maddede yer alan &#8220;Bu Kanunda&#8221;<br />
ibaresinden sonra gelmek üzere &#8220;ve 1 Haziran 2005 tarihinden sonra yürürlüğe giren diğer<br />
kanunlardaki idarî para cezaları ile ilgili olarak&#8221; ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.<br />
(2) Bu maddede yer alan &#8220;1 Nisan 2005“ ibaresi, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun Geçici 1 inci<br />
maddesiyle &#8220;1 Haziran 2005“ şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynakça <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5326.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5326.pdf</a></p>
<p>Alıntı Tarihi 3 Eylül 2020 Saat 21.30</p>
<p>The post <a href="https://haktanbozer.com.tr/diger/5326-sayili-kabahatler-kanunu/">5326 Sayılı Kabahatler Kanunu</a> appeared first on <a href="https://haktanbozer.com.tr">Haktan Bozer</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haktanbozer.com.tr/diger/5326-sayili-kabahatler-kanunu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
